Londra’da bakır fiyatları, kısa bir süreliğine ton başına 14 bin dolara ulaşarak yüzde 2 oranında bir artış gösterdi. Bu yükselişin arkasında, Çin’deki talep artışı ve arz tarafında yaşanan risklerin etkisi olduğu düşünülüyor. Bakır fiyatları, ocak ayında kaydedilen 14.500 dolar/ton zirvesinden bu yana ilk kez 14 bin doları aşmış durumda.
Earth-i tarafından sağlanan uydu verilerine göre, geçen ay bakır eritme faaliyetlerinde kayda değer bir azalma yaşanmasına rağmen, bu durumun mevsimsel etkenlerle uyumlu olduğu değerlendiriliyor. İkinci çeyreğin genellikle bakım dönemleri için kullanıldığına dikkat çekilirken, üçüncü çeyrekle birlikte üretimde bir artış bekleniyor.
Körfez bölgesindeki savaş, arz yönündeki riskleri artırarak piyasalarda gerginliğe sebep oldu. Orta Doğu kaynaklı kükürt arzındaki daralma, küresel bakır üretimini olumsuz etkileyebilir. Sprott’un tahminlerine göre, dünya genelinde çıkarılan bakırın yaklaşık yüzde 20’si üretim sürecinde sülfürik asit kullanıyor. Ayrıca, Peru’daki yakıt arzına dair endişeler de fiyatların yükselmesine katkıda bulunan faktörler arasında yer alıyor. Peru, dünya genelinde önemli bir bakır üretim merkezi olarak biliniyor.
Bu gelişmeler, İran savaşı sebebiyle oluşan ekonomik yavaşlama endişelerini şu an için dengelemiş durumda. Bakır, sanayi için kritik bir metal olarak kabul ediliyor ve küresel ekonomik büyüme ile doğrudan ilişkilendiriliyor. Analistler, gelecekteki talep artışının büyük ölçüde temiz enerji dönüşümünden kaynaklanacağını öngörüyor. Sprott’a göre, veri merkezleri ve enerji dönüşümü, geleneksel bakır kullanımını geride bırakarak talebi artırabilir. 2040 yılına kadar bu alanların toplam bakır talebinin yüzde 45’e ulaşması bekleniyor; bu oran 2024’te yüzde 32 seviyesindeydi.
Bakır fiyatları, çatışmanın ilk ayında yaşanan yüzde 10’luk düşüşü büyük oranda telafi ederken, yıl başından bu yana toplamda yüzde 9,3 değer kazandı.