Venedik Bienali’ne ‘Hayalet Hikâyeleri’

EVRİM ALTUĞ- 18’inci Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nin Arsenale’deki Türkiye Pavyonu’nda İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunda yer alacak “Hayalet Hikâyeleri: Mimarlığın Çuval Teorisi” projesi, dün İstanbul Florya’daki İPA (İstanbul Planlama Ajansı) kampüsü ‘Havuz’ alanında yapılan geniş katılımlı bir toplantı ile gün ışığına çıktı.

20 Mayıs itibarıyla Venedik’te izlenecek projenin küratörleri Sevince Bayrak ve Oral Göktaş’ın sunumları ile özetledikleri “Hayalet Hikâyeleri”, ilhamını ağırlıkla “Mülksüzler” adlı eseriyle bilinen ve 2018’de yitirdiğimiz kadın bilim-kurgu yazarı Ursula K. Le Guin’den alıyor.

Kavramsal çatısında “Bulut” ve “Tezgâh” gibi iki tasarım katmanı bulunan, YouTube ile diğer sosyal medya araçlarıyla da kendini geliştirerek dijital, sosyal ve kültürel yönden besleyen bu etkileşimli belgeleme, araştırma ile tartışma projesi aynı zamanda kadın, evrim ve yaratıcılık unsurları üzerine sosyal, arkeolojik, sanat tarihsel çalışması “Kadının Yaratıcılığı: Cinsel Evrim ve Toplumu Biçimlendirme” ile tanınan Elizabeth Fisher’a da dayanıyor.

Küratörler Bayrak ve Göktaş, projeyi özellikle 6 Şubat 2023 sabaha karşı art arda yaşanan ve Türkiye’nin büyük bölümü ile Suriye’yi ve çevresini etkileyen Kahramanmaraş merkezli deprem fırtınası ile de ilişkilendiriyor.

Geleceğin laboratuvarı

T.C. Dışişleri Bakanlığı himayesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkısını alan, Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğu ile sunulan “Hayalet Hikâyeleri”, ikilinin verdiği bilgiye göre “…binalarla ilgili kanıksanmış imgeleri ve yaklaşımları sorgulayarak, daha gösterişli, başarılı örneklere odaklanmak yerine terk edilmiş binaların hikâyelerini dinlemeyi ve anlamayı” öneriyor.

Beraberinde 15 maddelik bir manifestoyu getiren, 20 yıllığına hem sanat, hem mimarlık bienali için İKSV öncülüğü ile kiralanmış Arsenale’de 26 Kasım’a dek izlenecek proje ayrıca, “‘Geleceğin laboratuvarı’ olarak ele alınabilecek bu yapıları yıkmak ya da kaderine terk etmek yerine, nasıl dönüştürülebileceğine dair araştırmalarla geleceğe dair umut verecek önerileri ortaya çıkarmayı” amaçlıyor.

Bayrak ve Göktaş, toplantıda özellikle İKSV Genel Müdürü Görgün Taner’in 6 Şubat afeti ardından mimarlık parantezinde kolektif, yapıcı, üretken ve kurtarıcı bir anlayışa gönderme yaparak tanıttığı manifestolarında projenin ‘hikâye’sini, ‘yapı’ unsurunun bir ‘çuval’ veya ‘havuz’ olup olamayacağını gündeme taşıyor.

İkili, sunumlarını insanlığın en eski kültürel araçlarından olan ‘çuval’ ve tükenmez işlevine dayandırarak yaptıkları projede, Florya İPA havuzunun da asıl olarak “Terk edilmiş bir yüzme havuzunun, kamusal bir dinleme ve paylaşma havuzuna dönüştürülmesinden türetildiğinin” altını çiziyor.

Bu eksende Bayrak ve Göktaş’ın ‘havuz problemi’ni havuz çözümüne dönüştürdükleri, tasarımıyla da bir ‘pazar yeri’ni hissettirdikleri projenin doğum yeri, çarşamba günleri kurulan Yeşilköy Semt Pazarı’na komşuluğu ile de insanı gülümsetiyor. Projenin sunumunda, ‘atıl’ vaziyetteki Bolu Mudurnu Şato Villaları’ndan Ankara’daki meşhur ‘Anka Park’a, Tarlabaşı kentsel dönüşüm hareketinden, özellikle genç neslin belleğinde ‘saçmalığının tasarımı ve rengi ile’ yer etmiş eski Kahramanmaraş İl Özel İdare Binası da, birer ‘vaka’ olarak, gözden kaçmıyor.

Küratörlerin, özellikle ‘ihmal edilenin hikâyesini öne çıkarmak’ gayesini dile getirdiği, mimarlık adına yapıcı bir ‘zihin şantiyesi’ gayesi içeren Hayalet Hikâyeleri’nin manifestosunda, “Son Kullanma Tarihi”, “Olay Yeri İnceleme”, “Tamir Dükkânı” ve “Test Sürüşü” gibi ‘gündelik, acil ve pratik’ tabirler olumlu manâda kışkırtıcı bir rol oynuyor.

İkili sunumlarında ayrıca, TRT arşivinde buldukları 1972 tarihli bir ‘beton üretim belgeseli’ne vurguda bulunurken, 2012’ye kadar ülkenin beton ihracatında bir numara olduğunu ve bu uygulamanın geçmişinin, doğru biçimde yapıldığı takdirde, milattan öncenin Ortadoğu belleğine uzandığını da kamuoyuna yeniden anımsatıyor.

Küratörler Sevince Bayrak ve Oral Göktaş

Çuval teorisinin gelecek ders programı

Küratörler Sevince Bayrak ve Oral Göktaş, bir tür ‘ileri dönüşüm’ mantığı ile iyimser biçimde, yalnız Türkiye’ye değil, tüm dünyaya önerdikleri çok katmanlı “Mimarlığın Çuval Teorisi” kapsamında, geleceğe dönük kimi mesleklerin varlığını da sorguluyor. Bu ‘hayalet meslekler’ arasında, şunlar dikkati çekiyor:

*Beton İyileştirme Uzmanı

*Hayalet Gayrimenkul Avcısı

*Kısmî İyileştirme           Mimarı

*Kriz Mimarı

*Uygulanabilir Görselleştirme Uzmanı

*Peyzaj Bakımı

*Çevresel Etki Muhasebecisi

*Söküm Koreografi

*Yapı Malzemesi Geri Dönüşümcüsü

*Güçlendirme Tasarımcısı

*Bina Vakanüvisi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*