KTO Başkanı Gülsoy, Merkez Bankasının faiz indirim kararını değerlendirdi Açıklaması

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 200 baz puanlık faiz indirim kararını olumlu karşıladıklarını bildirdi.

Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ekim ayı meclis toplantısında konuşan Gülsoy, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kısıtlamalarının gevşemesinin ardından yükselen talebin, fiyatların artmasına neden olduğunu söyledi.

Paranın satın alma gücünün de düşmesiyle ortaya çıkan tablonun hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini anlatan Gülsoy, sadece Türkiye’nin değil dünyanın birçok ülkesinde ekonomik problemlerin baş gösterdiğini belirtti.

Gülsoy, Avrupa’da enerji ve akaryakıt fiyatlarında çok ciddi artışlar olduğunu, hane halkına getirdiği ilave maliyetlerle beraber birçok Avrupa ülkesinde tüketim vergilerinin aşağıya çekilmesine yönelik adımlar atıldığını ve mali politikaların yeniden gözden geçirildiğini ifade etti.

“Küresel ekonomi yeşil ekonomiye eviriliyor.” diyen Gülsoy, Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakatı ve Paris İklim Antlaşmasının devreye girmesiyle yeşil mutabakat standartlarına göre mal ve hizmetleri üretemeyen ülkelerin AB’ye ihraç yapamayacağını vurguladı.

İş dünyası olarak stratejik önem verdikleri Paris İklim Anlaşması’na taraf olmasını sağlayan, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ile TBMM’ye teşekkür eden Gülsoy, “Türkiye’nin Paris anlaşmasını onaylaması, iklim değişikliği ile mücadelede yeni bir sayfa açtığına işaret ediyor. Bu yeni sayfayı, iş dünyasının sürdürebilir üretime geçiş ve sahiplenme süreçlerini de teşvik edecek bir başlangıç olarak değerlendirmek mümkün.” ifadesini kullandı.

“Piyasaları rahatlatacak, yatırıma ve üretime teşvik edecek hamleler yapılmalı”

Faiz indirimiyle ilgili konuşan Gülsoy, şunları kaydetti:

“Birçok kez yüksek faizle hiçbir yere varamayacağımızı dile getirdim. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 200 baz puanlık faiz indirim kararını olumlu karşılıyorum ama birini indirirken döviz kurlarını fırlatmamak gerekiyor. Faiz düşsün istiyoruz ama kurda oynaklığı ise hiç istemiyoruz. Fiyat istikrarı, faiz ve döviz arasında hassas dengelerin iyi gözetilmesi gerekir. Öngörülebilirlik, dengeli kur ve finansal istikrar bekliyoruz. Enflasyon, kur ve faiz sacayağının dengede götürülmesi şart. Sürdürebilir büyümeyi ancak bu şekilde yakalarız. Kur ve emtia fiyat artışlarıyla da sermaye sıkıntısı da artıyor. Daha önceki konuşmalarımda da bahsetmiştim. Enerji başta olmak üzere üretici üzerindeki maliyetler sürekli artıyor. Döviz kurlarında istikrar olmadığı sürece maliyet hesabı yapamıyoruz. Maliyet hesabını iyi yapan işletmeler ayakta kalır ve rekabet edebilir. Ani iniş ve çıkışlar siparişleri olumsuz etkiliyor. Piyasaları rahatlatacak, yatırıma ve üretime teşvik edecek hamleler yapılmalı. Temennimiz piyasadaki oynaklığın, faizlerin ve enflasyonun düşeceği, finansal istikrarın tesis edileceği ortama en kısa sürede kavuşmaktır.”

Gülsoy, ihracat rakamlarının iyi yönde gittiğini, yatırımların ve üretimin paralel bir şekilde artmasını öngördüklerini de sözlerine ekledi.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir