Kentsel temiz enerji uygulamaları fikir maratonu etkinliği “BEST for City” başladı

Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA) Başkanı Alper Kalaycı, temiz enerjinin hanelerde kullanıma çok elverişli olduğunu belirterek, “Bu nedenle temiz enerji, gelecekte kentsel dönüşümde ön planda yer alacak.” dedi.

Kalaycı, İzmir Ekonomi Üniversitesi ev sahipliğinde “BEST for City” adı altında düzenlenen kentsel temiz enerji uygulamaları fikir maratonu (ideathon) etkinliğinde, Türkiye’nin sera gazı emisyonu miktarının 2019 yılında 506 milyon ton karbondioksit eşdeğerine ulaştığını ve bu seviyenin 2018’den sonraki en yüksek emisyon seviyesi olduğunu söyledi.

Söz konusu emisyon salımında enerji sektörünün payının yüzde 72 olduğuna işaret eden Kalaycı, “Bu enerji içerisinde elektrik üretiminin payı ise yüzde 30. Kalan yüzde 70’ini haneler, sanayi, ısınma ve sıcak su ihtiyacı gibi diğer kalemler oluşturuyor.” dedi.

Kalaycı, yenilenebilir enerji kaynaklarının geniş kullanım alanı bulmasının mümkün olduğunu vurgulayarak, “Temiz enerji, hanelere doğrudan ulaşmaya çok elverişli. Birbirleriyle kombinasyonları da mümkün. Örneğin güneş ile rüzgar veya güneş, rüzgar ve hidrojen gibi üçlü kombinasyonlarını yapma şansınız var. Bu nedenle temiz enerji, gelecekte kentsel dönüşümde ön planda yer alacak. Projelerinizde de elektriğin haricinde, bu gibi alanlara yoğunlaşmanızı öneririm.” diye konuştu.

“2030’a kadar dünya nüfusunun yüzde 30’u büyük şehirlere göç edecek”

Uluslararası tasarım platformu Green Platform İzmir Temsilcisi Mimar Bora Cenk Özdemir ise sürdürülebilirliğin geleceğin enerjisini bugünden kullanmamak anlamına geldiğini söyledi.

2030’a kadar dünya nüfusunun yüzde 30’unun büyük şehirlere göç edeceğine işaret eden Özdemir, örneğin İzmir’in 4 ila 5 milyon arasında olan nüfusunun 2030’da 8 milyona kadar ulaşabileceğini vurguladı.

Özdemir, Paris İklim Anlaşması’yla iki önemli argümanın öne çıktığını ifade ederek, “Birincisi bugüne kadar ihtiyacımız olduğunu düşündüğümüz kadar enerjiye ihtiyacımız olmayabilir. İkincisi de 2030 ve 2050 hedeflerine kadar tüm enerji kaynaklarını sürdürülebilir enerji kaynağına dönüştürmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

İleride bu iki mesele çözülmeden hiç bir mimari projenin ruhsat alamayacağını kaydeden Özdemir, “Avrupa’da şu an alamıyorsunuz. Karbon ayak izinden veya metrekare yıllık enerji verimliliğinden bahsetmediğiniz zaman ruhsat alamazsınız. Bu, Türkiye’de de yakın gelecekte olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Yaratıcı Ekonomi Araştırmaları Merkezi (İEÜ KREA) Direktörü Dr. Sevay İpek Aydın ise enerji konusunun kentlerin de uygulama alanında olduğunu, BEST for Energy projesi ekibinin bunu çok önceden fark ederek dünyada sadece sekiz ülkede yapılan bir etkinlik gerçekleştirdiğini söyledi.

Yaratıcı ekonomi ve yaratıcı endüstrilerin Türkiye’deki istihdamın yüzde 1’ini, cirosunun ise yüzde 3’ünü oluşturduğunu kaydeden Aydın, Birleşmiş Milletler Kalkınma ve Yatırım Örgütü’nün (UNCTAD) 2021 yılını “Sürdürülebilir Kalkınma için Yaratıcı Ekonomi Yılı” ilan ettiğini vurguladı.

İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Murat Çelik de temiz enerjide üretilen fikir, ürün, hizmet ve tasarımların hem iklim değişikliğiyle mücadeleye hem de yaratılan ekonomik değerle ekonomik büyümeye katkı sağlayacağını söyledi.

Kentsel temiz enerji uygulamaları fikir maratonu etkinliği BEST for City başladı
Kentsel temiz enerji uygulamaları fikir maratonu etkinliği BEST for City başladı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir