Bakan açıkladı: Yüz yüze okullar kapanacak mı?

Koronavirüs vaka sayılarının hızla yükselmesi “Okullar kapanacak mı?” sorusunu gündeme getirdi. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer koronavirüs vaka veya temaslıların tespit edilmesi nedeniyle yüz yüze eğitime başlayan 198 sınıfta online eğitime dönüldüğünü açıklamıştı. İşte Bakan Özer’in yüz yüze eğitim açıklaması…

MEB OKULLAR KAPANACAK MI?

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin “Eğitimde Yeni Eğilimler, Mesleki ve Teknik Eğitimde Paradigma Değişiminin Sanayimiz Açısından Önemi” ana gündemiyle yapılan aylık olağan toplantısında konuşan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, hayatı normalleştirmenin okulları normalleştirmekten geçtiğini vurguladı. Bakan Özer, eğitim sisteminde 57 bin 108 devlet okulu olmak üzere 71 bin 320 okul, yaklaşık 850 bin de derslik bulunduğunu dile getirerek, yeni yaklaşımla sadece vakanın veya yakın temasında olduğu sınıflarda 14 gün yüz yüze eğitime ara verildiğini, bu 14 günlük arada canlı sınıflarla öğrencilerin eğitime devam etmesiyle ilgili her türlü desteği verdiklerini anlattı.

14 günlük ara verilen sınıfların bu sürecin ardından yeniden sistemin içine dahil edildiğini belirten Özer, konuşmasını şöyle sürdürdü:

YÜZ YÜZE EĞİTİME DEVAM

“3. haftadayız, 6 Eylül’de eğitim-öğretim başladı. Kurulan mekanizma hakikaten çok sağlıklı bir şekilde işliyor. Kamuoyunda zaman zaman farklı iddialar ortaya atılıyor. Onlara burada değinmek isterim. İşte ‘Başlangıçta 2 haftada 200’ün altında sınıf yüz yüze eğitime ara verirken, daha sonra bu sayılar arttı.’ Bu sayıların artması okullarda Kovid-19 salgınıyla ilgili alınması gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklanmıyor. Virüs okulu seçmiyor, virüs toplumun her yerinde, kafede, restoranda, sinemada, kültür sanat etkinliklerinde yani insanların bir araya geldiği her noktada virüsün yayılma imkanı var. Virüsün nereden başlayıp okula nasıl geldiğiyle, hangi noktada olduğuyla ilgili hiçbir bilimsel veri yok. Dolayısıyla bizim okullardaki eğitim sistemimizdeki sınıfların kapanma sayısı, toplumdaki vaka sayısının artışıyla doğrusal ilişkiye sahip. Toplumda vaka sayısı arttığı zaman yüz yüze ara veren sınıf sayımız artıyor, azaldığı zaman yüz yüze eğitime ara veren sınıf sayımız azalıyor. Ama burada enteresan bir nokta var, 14 gün sonra bu çocuklarımız tekrar yüz yüze eğitime devam ediyorlar. Yani okul kapatılmıyor. İnşallah bunu kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.”

YÜZ YÜZE EĞİTİMDE EN BÜYÜK AVANTAJ AŞILANAN ÖĞRETMENLER

Sağlık ve İçişleri bakanlıklarıyla süreci koordineli şekilde yönettiklerini belirten Özer, “Şu anda okulları açık tutmamızla ilgili en büyük avantajımız öğretmenlerimizin aşılanma oranı. Hem birinci doz hem de ikinci doz aşılanma oranlarında öğretmenlerimizin yakalamış olduğu oran Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Birinci dozda yüzde 92, ikinci dozda veya aşı olmadan bağışıklık kazanıp antikor oluşturmuş olan öğretmen oranımız yüzde 85’lerde. Özellikle 6 Ağustos ile bugün arasında öğretmenlerin aşılanmasında da ciddi bir ivmelenme var. Yani öğretmenlerimiz okulların açılmasıyla ilgili irade gösterildiği zaman sadece kendi sağlıkları için değil, topluma örneklik oluşturma bağlamında da sorumlulukları üzerine alarak çok hızlı bir şekilde aşılarını tamamladılar.” diye konuştu.

“OKULLARIN AÇIK OLMASI BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

Vakalara bakıldığı zaman öğretmenlerdeki vaka sayılarının çok düşük olduğunu vurgulayan Özer, şöyle devam etti:

“İşte bizim okulları açık tutmayla ilgili en büyük avantajımızı öğretmenlerimizin aşılanma oranlarının yüksek olması oluşturuyor. Öğretmenlerimizin aşılanma oranının, İsveç, Finlandiya ve Almanya’daki öğretmenlerin 2 doz aşılanmalarından çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. İnşallah bu kararlılıkla okullarımız hep açık olur, öğrencilerimiz arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle, öğretmenlerimiz öğrencileriyle, okullarıyla buluşur ve eğer Türkiye’nin bir gelecek iddiası varsa bu iddia beşeri sermayenin niteliğinden geçiyor. Eğer okulları kapalı tutarsak bu iddiamızı kaybederiz. Onun için ben dedim ki ‘Okulların açık olması bir milli güvenlik meselesidir.’ Okulları açık tutmalıyız. Öğrencilerimizi sadece öğrenme olarak değil, psikolojik, sosyal, kültürel, sanatsal etkinliklerle sürekli destekleyip tam bir insan olarak Türkiye’nin geleceğinin inşasında rol alacak, sorumluluk alabilecek niteliklere sahip insanlar olarak yetiştirmek durumundayız.”

ERDOĞAN’DAN YÜZ YÜZE EĞİTİM İÇİN AŞI ÇAĞRISI

Kabine toplantısının ardından okullarda yüz yüze eğitimle ilgili sorulara da yanıt veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Ülke genelindeki resmi ve özel 71 bin 320 okulda 1 milyon 172 bin öğretmenle, 17 milyon 436 bini aşkın öğrencimizle eğitim öğretim faaliyetleri devam ediyor. Yaklaşık bir buçuk yıllık aranın ardından elbette ufak tefek aksaklıklar olmuştur ama bunlar da ilgili kurumlarımız tarafından süratle giderilmiştir.

Okullarda yüz yüze eğitimin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi amacıyla bu dönem için 722 milyon liralık ödeneği yerlerine ulaştırdık. Temizlik konusunda herhangi bir aksaklık yaşanmaması için mevcut 71 bin temizlik personelini 42 bin ilaveyle 113 bine çıkardık. Öğrencilerimizin neredeyse tamamının derslere katılması çocuklarımızın okulu özlediğini gösteriyor. Öğretmenlerimizin aşılama oranı artarken, velilerimizi ve aşı sırası gelen öğrencilerimizi de yüz yüze eğitimin kesintisiz şekilde devamı için aşı olmaya davet ediyoruz.” dedi.

SAĞLIK BAKANI: OKULLAR ASLA KAPANMAYACAK?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın okullarda yüz yüze eğitime devam edilip edilmeyeceği yönündeki sorulara verdiği yanıt şöyle:

“Okulların son üç hafta açık kalmasıyla 0-17 yaş arası vaka sayısı bir kat daha arttı. Ortalama aktif vakamız şu an 400 bin. Dörtte biri 0-17 yaş grubunda. Yüzde 25 oranında. Daha önce yüzde 10-11 oranındaydı. Bu vaka sayılarındaki artış hastane yatışına yüzde 10 yansıdı. Yoğun bakım ve entübe sayılarına yansımadı. Dolayısıyla bu anlamda tedirgin olabilecek bir durum yok. Yakından takip ediyoruz. Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı olarak ikili ve hafta sonu eğitim dahil olmak üzere bütün alternatiflerin denenmesini ve her haliyle okulların açık kalmasını düşünüyoruz. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı okulları değil üniversite eğitimi için de aynı şekilde düşünüyoruz.

Temel hedefimiz, aşı gücümüzle toplum bağışıklığının elde edilmesi. Yeni dönemde kapanmaları gündeme almak istemiyoruz. Yeni dönemi, kişisel tedbirlerin daha çok devreye girdiği, kişisel güvenlik çemberinin daha çok önemsendiği ve aşılamayı ön planda tuttuğumuz bir dönem olarak görüyoruz. Yeni dönemde kısıtlamaları gündeme almak istemiyoruz. Okullar da asla kapanmayacak olan kurumlar olacak. Yükseköğretim de buna dahil”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir