Aydınlık’ta Orhan Pamuk övgüsü

Aydınlık’ta yer alan yazıda, yazı şöyle:

“‘Bu kitabı birlikte düşündük! diyor, Türk Edebiyatı’nın önemli romancıları arasında gösterilen Nobel Edebiyat Ödüllü Orhan Pamuk. O ve ressam Selçuk Demirel işbirliğinde ortaya çıkan bir kitap: ‘Sen Surat Okumayı Bilir Misin?’

Genç yaşlardan itibaren çizerlik yapan ve dünyaca ünlü gazete ve dergilerde çalışmaları bulunan Selçuk Demirel’in Orhan Pamuk’la bir araya gelmeleri ortak dostları sayesinde oldu. Birbirlerinin yaptığı işe ilgi duyan ikili, zaman zaman Paris ve İstanbul’da bir araya gelerek sohbet ederler ve birlikte bir eser oluşturma fikri de bu görüşmelerden birinde ortaya çıkar.

‘Kafasındaki resim. Resimdeki kafa. Kafanın içindeki yazı. Yazının içindeki kafa. Metinler arasında kayboldum sayfalar arasında kaybolduğum gibi. Kalemim ve fırçamla birlikte kelimeler de beni izliyor. Sayfayı çevirin.’

Birkaç kez Paris’te de buluşan ikili kitap üzerine sohbet etmeye devam ederler. Her yeni buluşmada Selçuk Demirel’in çizimlerinin arttığını görür Orhan Pamuk ve bir süre sonra bu kitabın ortak bir kitaptan ziyade, ona ait bir kitap olacağını hisseder. Bu sebeple kitap kapağında adının yazmasının hoş olmayacağını, onun yerine önsöz metni kaleme almanın daha yakışık alacağını düşünür ve buna göre hareket eder. Önsözde de kitabın ortaya çıkış süreci kısaca bu şekilde özetlenmiş olur.

Gençlik yıllarından itibaren ressam ve romancı olmak istediğini söyleyen ve bunu her fırsatta dile getiren Orhan Pamuk’un bugüne dek birçok çizimi gün yüzüne çıkmıştı. Çizerlikte aradığı başarıyı yakalayamayan Pamuk’un üst düzey bir romancı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Son olarak Veba Geceleri adlı romanının kapak resmini ve kitap içindeki bazı sahneleri de yine kendi bakış açısıyla çizen Pamuk’un iyi bir ressam olamadığına her zaman hayıflandığı önsözde yazdığı bu cümleden de anlaşılıyor:

‘Keşke ben de ressam olsaydım; yazıyla değil çizgiyle, boyalarla ifade etseydim kendimi. Bu düşünce ve pişmanlık da var bu kitabın kalbinde.’

‘İnsanın yalnızca kendisi olabilmesinin bir yolu var mıdır acaba?” gibi bir sorunun cevabını arayan ve gerek anlatım tekniği gerek içeriği ve ilgi çekici karakterleri gerekse İstanbul’u resmetme başarısıyla hafızalara kazınan Kara Kitap romanını beğenenler ve özlem duyanlar için kısa bir sürede okuyup bitirilecek hoş bir çalışma Sen Surat Okumayı Bilir Misin?’

Lütfen bir oturuşta okuyun bu kitabı… Kelimelerin ve resimlerin ruhunun olduğuna inanan ve yazdıkları ve çizdikleri birbirine kardeş olan biri yazar diğeri ressam iki kişinin kaleminden, fırçasından çıktı her şey.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*