DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda barış sürecine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, “Barış için ortak bir anlayış oluştu. Bu sürecin gelişiminde CHP’nin katkısı yadsınamaz; CHP’nin yer aldığı bir çözüm süreci daha sağlam bir temele sahip olur. Barış sorumluluğu yalnızca DEM Parti’ye ait değil. Silah bırakma ve yasal düzenlemeler birlikte yürütülmeli” şeklinde konuştu.
Cumhur İttifakı’nın “Terörsüz Türkiye” yaklaşımına karşılık, kendilerinin “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” adı altında yürütülen süreci değerlendiren Bakırhan, sürecin hızının, halkın bu sürece bakış açısının ve ana muhalefetin rolünün yanı sıra TBMM’deki 23 Nisan özel oturumunda yaptığı konuşmayı da ele aldı.
Bakırhan, sürecin ilerleyişinde bir yavaşlama olduğunu ancak tarih açısından önemli gelişmelerin yaşandığını vurguladı. “Çatışma ve barış deneyimlerinde dünya genelinde pek az görülmüş bir durum söz konusu. Sürecin başlarında PKK’nın kendini feshetmesi ve silahların sadece susturulması değil, aynı zamanda yakılması gibi önemli kararlar alınmış durumda. Bu, bir daha silahların tekrar çıkması ihtimalini ortadan kaldıran bir adımdır. Silah bırakmayı seçtiler ve demokratik siyasete yöneldiler” dedi.
Bakırhan, meclisin bu tarihi çağrıya kayıtsız kalmadığını belirterek, “Türkiye tarihinde ilk kez, Kürt meselesinin çözümü ve barış için bu denli geniş bir siyasal konsensüs oluşturuldu; bir komisyon kuruldu. Bu gelişmeler, yılların birikmiş acısını aşma iradesinin bir göstergesi” ifadelerini kullandı.
Yasal düzenlemelerde yaşanan gecikmelere dikkat çeken Bakırhan, “Hukuk zemini, tarihin hızına yetişemez hale geldi. Bu durum, sürecin en zayıf halkası oldu. Silah bırakma ve yasal düzenleme, ‘önce biri, sonra diğeri’ şeklinde değil, eşgüdüm içinde ilerlemelidir” dedi.
Son dönemde olumlu gelişmelerin yaşandığını da sözlerine ekleyen Bakırhan, 23 Nisan’daki Meclis konuşmalarının ardından genişleyen tartışmalar ve önerilen mekanizmaların önemine işaret etti. “Artık adım atma zamanıdır” diyen Bakırhan, bu süreci stratejik bir bakış açısıyla ele aldıklarını, Türkiye’nin geleceği için kalıcı bir barışın peşinde olduklarını ifade etti.
Yurttaşların sürece dair eleştirilerinin çoğunlukla “somut adımlar” üzerine yoğunlaştığını belirten Bakırhan, “Halk barış istiyor ama belirsizlik istemiyor. İnsanlar, sürecin ilerlemesini ve somut adımlarla güvence altına alınmasını bekliyor. Bu nedenle toplumun talepleri oldukça makul” dedi.
Bakırhan, ilerleyen süreçte yasal adımların atılması gerektiğini vurgulayarak, “Yasa gerektirmeyen konular için bile neden adım atılmadığı sorusu geçerliliğini koruyor” şeklinde konuştu.